Bülent Deniz yazdı: Kudüs-ü Şerif'in özgürlüğüne giden yolda asıl engel ne?

Gazze Katliamıyla zirve yapan Siyonist vahşet; sözde ''Ateşkese'' rağmen aralıksız devam ederken, 109 yıldır esareti yaşayan Mescid-i Aksa'nın tekrar selam yurdu olması ve emperyalistlerin bölgeden kovulması nasıl gerçekleşecek? sorusu hep zihinlerde! Bu Alem-i İslam'la bu nasıl mümkün olacak? Kudüs, özgür olacak peki ama nasıl? 109 yıldır beklenen Selahaddin daha kaç yıl beklenecek? Genel Koordinatörümüz Bülent Deniz'den; ''Selahaddin bekleme! Selahaddin ol'' diyen bir çağrı...

Dikkat çeken yazılarıyla gündeme dair ve gündem üstü konuları kendine has, özgün üslubuyla kaleme alan Bülent Deniz son yazısında, Kudüs-ü Şerif'in ve Mescid-i Aksa'nın prangalarının kırılmasına dair yine çarpıcı ifadelerle dolu bir yazı kaleme alarak, Hz. Ömer, Selahaddin Eyyubi ve Yavuz Sultan Selim'in Kudüs'ün himayesine giden süreçlerini mercek altına alarak; ''Her üç isimde aynı yapıyla mücadele etti. Özgür Kudüs'e giden yolda karşılarına aynı merkez farklı kimliklerle çıktı'' diyerek tarihi perspektiften dikkat çeken tespitlerde bulundu.

Bir sosyal medya paylaşımında gördüğü; ''YIKILASIN İRAN ENKAZINI GÖREYİM!'' ifadesi üzerinden İran'a tarihi derinlikten bakarken, Anadolu'yu merkeze alarak ''iğne ve çuvaldız'' metaforuyla zülfüyâre dokunan Deniz, okuyucusunu (İran yanlıları ve karşıtları) üzerinden mayınlı tarlaya davet ediyor.

''Yıkılasın İran enkazını göreyim (1)'' başlıklı yazıyı okumak için tıklayınız...