Çam da bizim! Kozalak da!

Rothschild’lerin kozmik ekibinden, para kasası Macron’un, sarı yeleklilerin hışmına uğrayarak Paris sokaklarının yakılmasına sebebiyet veren o konuşması Avrupa ve Fransa açısından talihsiz sonuçlara sebebiyet vermişti.
Macron, Kasım 2018’de Europe 1’e verdiği demeçte, ‘’Gerçek bir Avrupa ordusuna sahip olmadıkça Avrupalıları koruyamayacağız. Tehditkar olabileceğini gösteren ve sınırlarımıza dayanmış bir Rusya'ya karşı, daha egemen, ABD'ye bağımlı olmayan ve tek başına kendini savunan bir Avrupa'ya ihtiyacımız var." demiş ve AB’nin de NATOvari bir oluşuma giderek mutlaka kendi ordusunu kurması gerektiğini vurgulamıştı.
Macron’un, ta o günden Rusya tehditini dile getirmesi açısından önemli bir öngörü olan bu ifadelere ABD’yi de eklemesi bombanın pimini çekmesi anlamına geliyordu ve çok geçmeden Paris’te günlerce süren eylemler başlamıştı.
Avrupa'yı, ABD’ye mahkum olmaktan kurtaracak bir ordudan bahseden Macron’a Pentagon, ‘’haddini bil’’ diyordu.
Hiç kuşkusuz Macron’un bu cüretinin arkasında Rothschild Hanedanı’nın üssü ve bu günleri (nasıl olduysa öngörmüş(!) olan ve AB'den kaçar gibi BREXIT'le çıkan İngiltere vardı!
Amerika’daki Rockefeller bu hamleye rest çekmiş ve Sarı Yelekliler Hareketi'ne Kasım 2018’in ortalarında ‘’Akaryakıt zammını protesto’’ ediyorlar görüntüsü altında Paris’i yaktırdıkları yetmezmiş gibi olaylar İtalya, Belçika ve Hollanda’ya da sıçramıştı. O eylemlerde ABD gibi Rusya etkisini görmemek ise tabiki safdillik olacaktı.
Peki Macron neden bu çıkışı yapmıştı?
AB devletleri zaten askeri olarakta güçlü değil miydi?
...
Avrupa Birliği, kendi güvenliklerini üye ülkelerden ve AB üyesi olmayan Türkiye ve Norveç’in askerlerinden oluşan (Avrupa Birliği Savaş Grupları) adını verdiği 17 Birlikle sağlıyor.
Mesela bu 17 savaş grubundan birinin adı (Fransız-Alman Savaş Grubu) ve bu grup Fransa, Almanya, Belçika, Lüksemburg ve İspanya’dan oluşuyor. Asker sayısı yaklaşık 2000.
Mesela bir diğerinin adın (Kuzey Savaş Grubu) Bu grupta 2200 asker var ve bu askerler İsveç, Finlandiya, Estonya, İrlanda ve Norveç’ten oluşuyor.
Bu Avrupa Birliği Savaş Grupları’nın kontrolü doğrudan Avrupa Birliği üyesi ülkelerin devlet ya da hükûmet başkanlarının oluşturduğu Avrupa Konseyi tarafından sağlanıyor.
Bu gruplardan bir diğerinin (buraya dikkat) adı: (İtalyan-Rumen-Türk Savaş Grubu) ve bu grup İtalya, Romanya ve Türkiye askerlerinden oluşmakta.
AB’nin görünüşte askeri varlığı var ancak dünyanın 2. en büyük ordusu Rusya gibi değil, ABD gibi değil, Türkiye gibi değil! Askeri var ordusu yok! Ve mevcut askerleri, ordu disipliniyle kıyas edilemez!
Macron o yaptığı konuşmada, "Avrupa'nın 70 yıldır içinde yaşadığı barış ve refah, bizim tarihimizde altın bir parantezdir." derken ‘’bu parantezi daha ne kadar elimizde tutabiliriz! Bakın İngiltere bile AB’den BREXİT’la çıkma planları yapıyor, yalnızlaşıyoruz önümüzde ki günler Fransa dahil tüm AB Rusya tehditi üzerinden tamamen ABD kontrolüne girmekle karşı karşıya'' uyarısı yapıyordu.
...
Korona’dan, Ukrayna-Rusya Savaşı ve Gazze Katliamı
’ndan önce yaşanan bu çıkışa şu an durduğumuz ve geldiğimiz yerden baktığımızda Sosyo-kültürel-ekonomik-stratejik-askeri-teknolojik tüm alanlarda ağır yaralar alan AB’nin tam da Trump’ın istediği kıvama geldiği görülüyor.
Trump, 2019’da Avrupa'nın Nazi işgalinden kurtarılmasında önemli yeri olan ve II. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren Normandiya Çıkarması'nın 75. yıl dönümü törenlerinde bu durumun altını çizmiş ve ta o günden uyarısını yaparak; ‘’Sen, bizi yok sayıp AB’nin ordusu olsun diyorsun ama biz olmasaydık Fransa dahil tüm Avrupa Almanların olacaktı’’ diyordu.
Öyleydi çünkü Alman Silahlı Kuvvetleri Danimarka'yı 6 saatte, Lüksemburg'u 1 günde, Hollanda'yı 5 günde, Belçika'yı 18 günde, Polonya'yı 35 günde, Fransa'yı 46 günde, Norveç'i ise 62 günde işgal etmişti.
Amerika, Nazi Almanyası’nın işgali altındaki Fransa’nın batı ucundaki Normandiya bölgesine 6 Haziran 1944’te adeta bir imkansızı başararak asker çıkarmış, Normandiya çıkarmasının sonunda 10 binden fazla asker hayatını yitirmiş, yüz binlerce kişi yaralanmıştı. Trump, Almanya’yı Amerikan emperyalizmine köle/kukla yaptığı gibi ‘’ey Fransa kaşınma, bugün devletsen benim sayemdedir, otur oturduğun yerde’’ demişti.

Bugün geldiğimiz noktada Trump, AB liderlerini ipe dizer gibi karşısına dizmiş, ayarlarını vermiş, patronun kim olduğunu yakın zamanda tekrar hatırlatmıştı. Hatırlatmıştı çünkü Ukrayna meselesi üzerinden Putin’in karşısındaymış gibi dursada alttan alta Polonya üzerinden tren yoluyla Zelensky’e giden yardımlarla AB ve Rusya arasındaki krizin derinleşmesi planlarını ajandasının gizli maddesi olarak alttan alta uygulamaya devam ediyor. Kriz ve gerginliğin sürmesi AB'yi, ABD'ye muhtaç hale düşürmeye yetiyor. Trump, damadı Kushner'i ve özel temsilcisi Witkoff'u taraflar arasında mekik dokutuyor. ''Ukrayna-Rusya arasında barışı sağlayacağım'' söylemlerini sıcak tutarak yakında sağlanabilecek sukünetle de AB'den istediği bir çok şeyi alacağını da biliyor.
Ukrayna Krizi üzerinden yanlış ata oynadıklarını anlayan AB’nin koçbaşı devletleri şimdi Rusya ile burun buruna gelmenin korkusuyla ne yapacağını şaşırmış durumda. Hem Doğalgaz konusu, hem her geçen gün küçülen ekonomileri ve hem de savaşın AB topraklarına sıçraması endişesiyle AB ülkelerinde korku dağları sardı. Korku dağları sardı diyorum çünkü AB ülkelerinin askeri anlamda hayata geçirmeye çalıştıkları tedbirler bu durumu bakın nasıl özetliyor.
Misal?
Almanya’da artık dün itibarıyla 18 yaşından itibaren askerliği zorunlu hale getiren yasa tasarısı onaylandı ve kadınlara isteğe bağlı askerlik seçeneğini sunuldu.
Hollanda, günlerdir kamu spotlarıyla savaş ihtimaline karşı acil durum hazırlıkları yayınları yapıyor. Olası bir kriz anında vatandaşların ilk 72 saatte kendi başına hazırlıklı olabilmesi için 8,5 milyon haneye acil durum kitapçığı gönderiyor. Kuru gıda, konserve, mum, pil, radyo, su, ekmek depolayın diyor.
Polonya, vatandaşını teyakkuzda tutmak için gençleri meydanlara indirip "Polonya Polonyalılarındır" sloganları altında yeminler ettiriyor ve 14-16 yaş arası çocuklara evet yanlış okumadınız 14-16 yaş arası çocuklara haftada 1 saat süren silah kullanma eğitimi veriyor. Halihazırda NATO’nun en büyük üçüncü ordusu olan Polonya ordusu, 2035'e kadar 300 bin askere ulaşmayı hedefliyor.
Fransa’da, 1997’de kaldırılan zorunlu askerlik yasası devam etsede 15-17 yaş arası gençlere 1 aylık Evrensel Ulusal Hizmet Programıyla kısa dönem askerlik eğitimi uygulanıyor.
Danimarka, zorunlu askerliği genişletirken kadınlarında zorunlu askerliğe alınacağı kararını hayata geçiriyor.
Bosna Savaşı’ndan sonra zorunlu askerliği kaldıran Hırvatistan ise zorunlu askerliği yeniden yürürlüğe koydu.
Tüm Avrupa şu an teyakkuzda!
Ve çareyi yine Türkiye ekseninde, Türkiye askerinde ve askeri teknolojilerinde görüyorlar!
Leonardo'nun Baykar'la gerçekleştirdiği İHA üretim ortaklığı ve daha dün Türkiye'nin, NATO ve AB üyesi olan bir ülkeye ilk savaş gemisi (korvet) satışı imza töreninin gerçekleşmesi ve perde ardında süren özel görüşmeler.

Ne demiştik yukarıda?
''Avrupa Birliği, kendi güvenliklerini üye ülkelerden ve AB üyesi olmayan Türkiye ve Norveç’in askerlerinden oluşan Avrupa Birliği Savaş Grupları adını verdiği 17 Birlikle sağlıyor. Bu gruplardan birinin adı (İtalyan-Rumen-Türk Savaş Grubu) ve bu grup İtalya, Romanya ve Türkiye askerlerinden oluşmakta.''
İtalya-Romanya-Türkiye!
Baykar'la İHA üretim ortaklığına imza atan LEONARDO hangi ülkenin? İtalya!
Türkiye, savaş gemisi korveti kime sattı? Romanya!
Türkiye, AB'de hangi SAVAŞ GRUBU'nun üyesiydi? (İtalyan-Rumen-Türk Savaş Grubu)
...

Türkiye'yi 60 yıldır ''şamar oğlanına'' döndüren AB, Türkiye'nin kucağında!
Türkiye olmasa buğdaysız ve doğalgazsız kalacaklar!
Trump hamleleriyle Putin'e, Putin'de Erdoğan'a alan açarak Avrupa bloğunun NATO ve AVRASYA konseptleri karşısında etki alanını olabildiğince zayflatmak istiyor! Hem ABD ve hem de Rusya için olabildiğince zayıflatılmış Avrupa Birliği tam da istedikleri şey!
AB, ABD’nin oyununu geçte olsa gördü!
Aslında ABD'nin değil Trump'ın!
Aslında Trump'ın değil, Trump ve Putin'in!
Aslında Trump ve Putin'in değil; Trump, Putin ve Erdoğan'ın oyununu (yakın zamanda daha net göreceksiniz)

Rusya ile karşı karşıya gelmek ihtimali bile AB'nin uykularını kaçırıyor.
Putin'in derin sessizliği ve Ukrayna Savaşı'nı kısa bir zamanda sonuçlandırma kabiliyetine rağmen uzattıkça uzatarak refleksleri ölçüyor olması ve böylece üstü kapalı bir şekilde Trump'ın AB üzerindeki pazarlık gücünü artırmasından hayli rahatsızlar! Türkiye'nin askerine, silah teknolojilerine ihtiyaç duyar hale gelmeleri ise onları öfkelendiriyor!

Temelde tüm bunların AB-ABD-Rusya Bermuda Şeytan Üçgeninde gerçekleşiyor gibi görünmesine de aldanmamak lazım.
Unutulmasın ki Küresel Düzen ve sömürgeci kabalist akıl öncelikle Alem-i İslam'ın hareket kabiliyetlerini kısıtlayarak kontrol altına almak üzerine planlarını sistemize etti ve etmeyede devam ediyor. Yunanistan Dedeğaç'a yığılan silahlar, İsrail'in Rum kesimine konuşlandırdığı füze rampalarına bu bağlamda bakmak lazım.
İran, Lübnan, Gazze merkezli gelişmeler ise bu duruma bariz ayna tutmakta.
Türkiye ise burada merkez-kaç konumda!
Onlar için gelinen nokta şu: Türkiyesiz olmaz! Türkiye ile de olmaz!
Türkiye'de son haftalarda yaşanan sinir uclarına dokunuşları dikkatlice analiz ettiğimizde yaşananların sadece iç siyasetle alakalı olmadığı ehline malumdur. Tam bu noktada ''AB-Rusya üzerinden tüm bu yaşananlar ve bize izletilenler kibrit çöpü olmasın?'' sorusu anlamlıdır ve arifâne bir aklın sorusudur!
Kibrit çöpünü gözünüze yaklaştırırsanız ardındaki devasa ormanı göremessiniz!
Kibrit Çöpü; AB-ABD-RUSYA-NATO-ŞANGAY-AVRASYA konseptlerinin paradigmasal titreşimleri.
O orman ise; İslam Dünyası!
O ormanın kalbi, Çam Ağaçlarıyla dolu olan Anadolu!
O çam (HafazanAllah) yanmaya görsün!
Küreselciler biliyorlar ki; tutuşan her bir kozalak yüzlerce metre öteye sıçrarda yanmadık ağaç bırakmaz!
Unutulmasın!
''Çam da bizim! Kozalak da!''
Orman da bizim! Anadolu'da!
Yanarsak!
O kozalaklar kıtalara sıçrarda alemi yakar!
Uyumayın!
Kundakçılara karşı teyakkuz da olun!
...

''Neyse ki yarın var. Umutların en sevdiği gün”

Hamd eder ve ismiyle başlarım ki O; Son Ahit Kur'an'ı indiren, iki kıblenin, üç mescidin ve Alemlerin Rabb'i Kuddüs olan Allah'tır cc!
Salât ve Selam; iki kıblenin ve üç mescidin İmamı, Son Fıtrat, Nebiyy'unel Mücahid'uş Şehid Muhammed Mustafa'ya...
O'nun; kanından, canından, soyundan ve yolundan gelenlere olsun...
Yüzünüzden tebessüm, dilinizden; mazlumlar ve destekçileri için dua, zalimler ve işbirlikçiler için ise; beddua hiç eksik olmasın! Amin.
Ma'asselâm...

Bülent Deniz
Habervakti.com Genel Koord.
Filistin'e girişi yasaklı Kudüs Mihmandarı/Rehberi
insta: @bulentsea
X: @bulentdenizim
www.bulentdeniz.com