Herkes neden susuyor?

Durmazlar!
Mümkün değil durmazlar!
Gazze’de ‘’kağıt üzerinde’’ bir ateşkes mi oldu!
Bir müddet katliama ara vermek zorunda mı kalacaklar?
Bekle(ye)mezler!
Bu kez RamAllah’ta, Cenin’de, Nablus’ta katliam yapar, korku salar, kan ve gözyaşı akıtırlar.
Gözler oraya mı yöneldi?
Bu kez Lübnan’dır hedef!
Çoluk çocuk masumları katlederek Şam banliyölerini bombalarlar isterlerse!
Kimse onlara hesap sormaz! İstesede soramaz!
La yüs’eldir onlar!
(new age) yeni çağın, yeni modern ''tanrıları ve rableridir!''
Onlara ya mutlak itaat edeceksinizdir ya da yok edileceksinizdir!
Ortası yoktur!
Ya bombalar altında, açlık ve sefaletle ama (şereflice)!
Ya da dünyevi kaygıların pençesinde rızık, mal, can, makam ve edinilmiş konforu kaybetme korkularıyla...
Bombalar altında katliniz cennete kavuşmanıza bir yol açabilecekken, mevcudu muhafaza etme uğruna vazgeçtiğiniz değerleriniz ve korkuların sefilliği altında konfor cehennemine sürüklenmek arasında siz seçeceksiniz sonunuzu!
Mazlum coğrafyalarda oluşturdukları hangi zulüm örneğini yaşamak istersiniz?
Başınıza neler gelsin istersiniz?
Tercih sizindir!
Ya biat edip ahiretinizi kaybedeceksiniz! Ya isyan edip canınızı!

Durmaksızın, daim bir kötülük imalatıyla meşguldür Karanlık Deccaliyet!
İstedikleri zaman Sudan’lı masumlara yönelirler, Atlantik’te balıkçıları füzeyle vururlar! Doğu Türkistan’dan Keşmir’e oradan Myanmar’a türlü türlü korku senaryolarını hayata geçirirler!
Emir verirler Mısır zindanlarında ihvan mensuplarına işkenceleri arttırılar.
Ürdün’de, Beyrut’ta mülteci kamplarına sağlıklı gıda ve su erişimini engellerler.
İsterler ki çocuklar açlıktan kırılsın, gözyaşları sel olup aksın!
Kimileri savaş bölgelerine koşarlar insan avı için!
Dolar zengini sadist, mazoşist piskopatlar; sivilleri sniperlarla keyfine öldürme yarışlarına girerler! (kaç atışta hedefi yok ettikleri) üzerine bahisler oynarlar.
Kimi caniler özel yatları ve villalarından, internetin en karanlık dehlizlerinde zindanlarda esir tutulan masumlara yapılan işkenceleri izler!
Online yaptıkları açık arttırma bahislerle (parmağını kes, gözünü oy, ayak parmaklarına çekiçle vur, tecavüz et) diye komutlar verirler! Kimileri (Ebu Garib’e, Sde Teiman'a, Sednaya’ya, Guantanamo’ya) bizzat giderek işkence oyunlarına katılır!
Tüm sadistliklerini tatmin edebilecekleri insanlığın ve hatta şeytanın bile terk ettiği o dehşet odalarına koşarak girerler!
Akılların almadığı, alamayacağı her türlü vahşeti (yeni doğan) dahil, bebek, çocuk, hamilelere ve küffarın canını yakmış mücahidlere uygularlar. Köpeklere tecavüz ettirirler!
VİP-CİP Epstein’cıları lolita adalarında ağırlarlar!
Pizza Gate’lerin sanal sipariş uygulamalarından çıkmaz o şerli, iğrenç habisler. Cümlesi pedofildir!
Perde kalksa gerçek yüzlerini görseniz kusarsınız! Çocuk ve bebek çığlıkları gelir onların auralarından. Gözlerindeki yaş tükendiği için kan ağlayan kadınların, çaresizlikle aklını yitiren yiğitlerin feryatlarını duyarsınız!

İçinde yaşadığımız dünyanın mikro nüvesinden makro çeperine kadar korkuyu, kederi, çaresizliği yayarlar, görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen yöntemlerle sistematik olarak kan ve gözyaşlarını akıtırlar mazlumların.
Katliamlar yaparlar yeraltında ve yerüstünde!
Açık denizlerde ve gökyüzünde bile!
Öncelikle Müslümanların, sonra her mazlumun kaçırdıkları bebekleriyle ayinler, tapınma seromonileri düzenlerler!
Masumların arş-ı ala’nın perdelerini yırtan feryatları ölüm korkusuyla birleştiği ve vücutlarında adrenalinin en yüksek olduğu an da akıtıverirler kanlarını! Özel kan bankaları oluşturup adına (Adrenokrom) dedikleri satanist iksir yaparlar ve nice elitlere satarlar ücreti mukabil. Çocuk tarlaları vardır bunların! Yer altı tünelleri!
Deprem ve afet bölgeleri çalışma alanlarıdır!
Kurdukları (sözde) yardım kuruluşlarıyla uçakların gizli bölmelerine saklayarak kaçırırılar çocuklarımızı.
Kimini kaçırıldıkları ülkelere düşman olarak yetiştirirler! Özel eğitimlere tabi tutarlar!
Düşmanlarını; kendi kanlarından ve canlarından çocukları yetiştirerek yok ederler.

Kan, korku ve vahşetten beslenirler bunlar!
İnsanların korkuları ve kaygılarını arttırır, ruh enerjilerini emerler.
Bakmayın siz geleneksel yaklaşımlarda yazanlara; sadece kemik ve tezeklerden, tezgahta bekleyen bulaşığın artıklarından ya da üstü kapanmamış çöplerden falan değil; bu habis, karanlık deccaliyetin bendesi insin ve cinnin şeytanları, ifritler ve semumları;
Ademoğlu’nun imansızlığından, umutsuzluklarından, ümitsizliklerinden ve korkularından rızıklanırlar!
Kadir-i Mutak olan Allah’a tevekkülsüzlüğümüzden, güç-kuvvet ve himayenin O’ndan olduğunu unutumuşumuzdan!
O’ndan gayrı otorite, güç, Melik, sultan, devlet, hükümdar tanıyışımızdan...
Rezzak olarak küresel finans baronlarını, (hayat veren) olarak küresel sağlık protokollerini önceliyor olmamızdan yani aslında Allah’tan gayrısına muhtaciyet ve mecburiyet göstererek üstü örtülü bir tapınma şekli icat etmemizden beslenirler.
Nicelerinin çoktan onların kulu olmuşluğunun farkındasızlığından rızıklanırlar!

Soğan kabukları ve soğan kokusunu severmiş ya bu habis, kafir cinler?! Onlar aslında korkunun kokusunu severler, Kuluna Rabb’i yettiği halde kalbine rızık korkusu düşürenlerin kokusunu ışık yılı uzaklıktan alırlar. Kuvvet ve kudret sahibi mutlak galibi terk edip, Allah’ın himayesi varken üfürükçünün, cincinin, küffarın şemsiyesi altında varlıklarını sürdürebileceğini düşünenlerin zanlarıyla beslenirler.
Secdeye tek layık olan O olduğu halde makamın, paranın ve şehvetinin seccadesine baş koyanların ağız sularından nasiplenirler bunlar!
Ulema ve Umera'nın ihlassızlığından, kayıtsızlıklarından, sorumsuzluklarından, korkaklıklarından, cihadsızlıklarından...
...
Görevleri; kaygıları, korkuları, imansızlığı, ibadetsizliği yaymak olan bu insin ve cinnin habis ve necis şeytanilerinin tüm eylem türleri; ‘’kutsal bir törendir’’ bunlar için! Işığı getirene, kutlu lusifere, nur-i ziya’ya, Adem yüzünden ''haksızlığa'' uğrayana gösterilen bir ta’zimdir! Aztek’lerden Maya’lara, oradan Kelt’lere, Fenikelilerden Mekke’nin paganlarına, Telaviv'in siyonistlerinden Los Angeles'ın Tapınakçılarına, Dubai'nin satanistlerine kadar masumlara zulmetmek, masumları kurban etmek, sunaklarda şeytana kan sunmak bir icabettir taptıklarına!
Şeytanın vaat ettiği; yeryüzünde iktidar olma karşılığındadır hepsi!
Kadim bilgilere ulaşmak, yüksek farkındalıklara çıkmak isterler!
Bunu yaparken Zülkarneyn Hazretlerinin Seddi inşa ederken kullandığı (demirin) Ademoğlu’nun vücudundan eksilmesini isterler.
D vitaminini vücutta sentezleyen güneş ışınlarını bloke etmek için uçaklardan chemtral kimyasalları püskürtürler, güneş gözlüklerinin gerçek amacı bile budur aslında gizlerler herkesten!
Ciğerlerimize oksijen, kanımıza demir dolsun; vücudumuz topraklama yapsın istemezler!
Yeşil bir tabiattan nefret ederler, ormanları yakarlar! Radyosyonik bir yaşam ortamı oluşsun diye suyumuzu kirletirler, ekmeğimizle oynarlar, otumuzu, etimizi bozarlar! Çevreyi kirletiyor diye ineklerin osuruğunu bahane ederler!
Kuş gribi yalanıyla labaratuvar ortamında hazırladıkları kimyasal silahla kanatlıları, geğirdikleri için metan gazı çıkartıp sera etkisine sebebiyet verdiği iddiasıyla büyükbaş hayvanları, su tüketimini arttırıyorlar diye Avustralya'da develeri, dünya için artık çok fazla sayıda olduğumuz için Korona ve mRNA aşıları ile tüm insanları ''itlaf'' etmek isterler...
Dinlenmek için mahremimizle gecelediğimiz bungalow’a gizli kamera koyarlar! Midyemizi, balığımızı, dönerimizi bozarlar! Karargahlarda, cezaevlerinde, düğünlerde, gençleri eve sipariş ettikleri yemeklerle zehirlerler! Esnafı sabote eder bize üstü kapalı suikast düzenlerler!
Küçük Narin'i camiden eve geldiğinde, 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'yi halka açık pazarda katlederler!
Makatına komprosörle hava basılarak öldürülen 15 yaşındaki çocuğun haberleri gelir, 19 yaşında, kendi yaşıtı iki kızın kafasını keserek öldüren Semih'i fenomenleştirirler! O caninin katlettiği İkbal'in mezarı başında işlenen çirkinlikleri izletirler çocuklarımıza...
Oto yolda araçların camını soparlarla kırıp sürücüleri dehşete düşürenleri, ellerinde uzun namlulu silahlarla çete liderine selam gönderen sokak çetelerini, memleketine üç beş günlüğüne hasret gidermeye gelen Böcek Ailesi'ne yaşattıklarıyla bu topluma (haşere kadar değeriniz yok) mesajını verirler!
Adeta; ''ne yediğiniz, ne içtiğiniz, ne evlatlarınızın ne de sizin canınınızın bir önemi yok'' derler!
Bizi korkuturlar!
Umutsuzluğa sürüklerler!
Yaşam enerjimizi emerler!
''Devlet bunlara karşı aciz'' propagandasını yapıp, güven ve itimat duygumuzla oynarlar!
Milletin, devletine olan güveninin altına zaman ayarlı bomba yerleştirirler!
Sadece ekmeğimize, suyumuza, namusumuza, canımıza değil ; fıtratımıza ve imanımıza düşmandırlar!
Mazlum coğrafyaları bombalarla, bizi ise daha şedid enstrümanlarla yoketmek isterler!
Tüm bunlar ve daha fazlası da niçin Papa gelmeden hemen önce kontrollü bir yükselişle artar?
Hangi proje ve planın parçası olarak?
Ve daha da önemlisi tüm bunlar ve çok daha fazlası olurken neden Alimi susar! Fikir adamı susar! Mütefekkiri susar! Hocası susar! Siyasetçisi susar! Gazetecisi susar!
Neden kimselerden ses seda çıkmaz ve ''Fe eyne Tezhebûn-Nereye bu gidiş'' diye sormaz!
Herkes niçin susarda susar!
(...)
Bir dervişin kulağıma fısıldadığı ve (senin ve okuyanların virdi olsun) dediği şu ayette olmasaydı, sessizliğin gürültüsü beni illa boğarda boğardı!
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَسْبُكَ اللّٰهُ وَمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
Ya Eyyuhennebiyyu HASBUKELLAHU vemenittebea’ke Min’el mü’miniyn
Ey Peygamber! Sana ve sana tabi olan mü’minlere ALLAH YETER
...

''Neyse ki yarın var. Umutların en sevdiği gün”

Hamd eder ve ismiyle başlarım ki O; Son Ahit Kur'an'ı indiren, iki kıblenin, üç mescidin ve Alemlerin Rabb'i Kuddüs olan Allah'tır cc!
Salât ve Selam; iki kıblenin ve üç mescidin İmamı, Son Fıtrat, Nebiyy'unel Mücahid'uş Şehid Muhammed Mustafa'ya...
O'nun; kanından, canından, soyundan ve yolundan gelenlere olsun...
Yüzünüzden tebessüm, dilinizden; mazlumlar ve destekçileri için dua, zalimler ve işbirlikçiler için ise; beddua hiç eksik olmasın! Amin.
Ma'asselâm...

Bülent Deniz
Habervakti.com Genel Koord.
Filistin'e girişi yasaklı Kudüs Mihmandarı/Rehberi
insta: @bulentsea
X: @bulentdenizim
www.bulentdeniz.com