İkinci salgın dönemini başlatacaklar...

Füzeler, bombalar havada uçuyor küresel emperyalistler gemiyi iyiden iyiye azıya almış, katliam üstüne katliam yapıyorlar başka konu kalmadı da bu salgın yazısıda nereden çıktı demeyin! Tüm bu yaşananlar büyük bir planın parçası! Felaket tellallığıda yapmak istemiyorum ama (inşAllah yanılırım) bu işlerin görünmeyen tarafı çok daha yıkıcı! Asıl büyük yıkım kapıda olabilir.
Ve bugün yaşadıklarımız, (bu kabalist/pedofil/sömürgeciler tarafından) yarın başımıza geleceklerin, sebebi olarak bize yutturulabilir.
Gaflette olmayalım, teyakkuzu elden bırakmayalım, birlikte düşünelim, ihtimalleri masaya yatıralım ve hazırlıklı olalım derdindeyim.
Cov-19 döneminde tüm dünyanın başına gelenleri düşününce o günlerde yaşananların fragman olmasından, gerçek filimin çok yakında gösterime girecek olmasından endişeliyim.
Maske-Mesafe-Hijyenden evde kal günlerine, pcr testlerinden kapanmalara, sokağa çıkma yasaklarından 1,2,3,4,5 yetmez doz doz aşılara, evden eğitimden evden çalışmaya hadi eyvallahta en acısı yeni salgınla çocuk ölümlerini planlıyor olmalarının işaretlerini görüyor olmaktan (inşAllah yanılırım) muzdaribim.
Evet yalnış duymadınız!
Yeni dönemde virüs salgınında hedefte çocuklar olacak! Cov-19 dönemindeki salgından, biz büyükler kadar etkilenmeyen çocuklar...

Hatırlayın!
2021'de Süveyş Kanalı’nda Evergreen gemisini çapraz bir şekilde karaya oturturarak geçişleri durdurup gıda ve hammadde sevkiyatını durduranlar; temel ihtiyaç maddelerine erişimi kısıtlayıp, fiyat arttırımını sağlamış, üretimi yavaşlatmış ve Korona kapanmalarıyla ekonomileri altüst ederek devletleri karşılıksız para basmak zorunda bırakmışlar, finansal kontrolü ele geçirerek ulus devletlerin neredeyse tamamını boyundurukları altına alarak; ''Ey dünya insanlığı! Biz istemessek ekmek dahi bulamaz tuvalet kağıdı için marketlerde birbirinizi yumruklarsınız. Biz istemessek sağlığınızı koruyamaz aşıya ulaşamaz ölürsünüz! (Haşa!) Rabb'iniz ve İlahınız biziz! Ya bize tabi olacaksınız! Ya da yok olacaksınız'' demişler ve büyük planın ilk aşamasını hayata geçirmişlerdi.
''Rab ve İlah ifadesi çok abartılı olmadı mı?'' diyebilirsiniz.
Emin olun ki, az bile!
Hatta buna ''MELİK'' kavramını da ekleyebilirsiniz!
Çünkü Rabb'imiz, Melik'imiz ve İlah'ımız olan Allah celle celaluhu;
''Kul! Euzu bi RABB'innas! MELİK'innas! İLAH'innas'' diyerek kıyamete kadar Rab'lik, İlah'lık ve Melik'lik iddiasında olacakların varolacağını bize bildirmiş ve bunlara karşı daim teyakkuz halinde olmamızı dilimize ve gönlümüze nakşetmiş; ''onlardan değil benden korkun ve sığının'' demişti!

İşte bu ilahi mesajın perspektifinden baktığımızda görüyoruz ki, içinde yaşadığımız dünya da yeni bin yılın modern ''Rab, Melik ve İlah'ları'' dünün Nemrud ve Firavun'una öykünüyorlar! Bununla yetinmeyip İbrahim (as) ve Musa (as) karşısındaki hezimetlerinin kini ve öfkesiyle dolular. Muhammed Mustafa ve ümmetine ise kin kusuyorlar... Sadece Alem-i İslam'a değil; Rahman'a ve cümle Ben-i Adem olan kullarına karşı büyük bir meydan okuma içinde intikam yeminleri ediyorlar. Hedef tüm insanlık!
''Apaçık düşman olan Şeytan'' aleyhillane, bendelerine ''vahyederek'' hizb'inin güçlenmesi için bir çok enstrümanı fütursuzca kullanmaya devam ediyor.
Ve tabi ki dün olduğu gibi bugün de, Allah’ın kendilerine verdiği zenginlik ve güçle şımaranlar, yoldan çıkan sapkınlar; Nemrud ve Firavun’un iddialarını bir kez daha kuşandılar, güncellediler, eksik-yanlış noktaları analiz edip bu kez sadece Rab’lik, Melik'lik ve İlah'lık ilan etmekle yetinmeyerek, ‘’yeni yaratan, yeni yaşatan, yeni öldüren’’ olmak iddiasıyla karşımıza çıkıyorlar!

Cov-19 dönemini hatırlayın!
Ne çabuk unuttunuz?
Yeni 'norm'alleriyle zuhur etmediler mi?
Her gün televizyonlardan, sosyal medyadan, dijital platformlardan onların; ehline sarih (açık) ama genele bugün için bile halen ‘’üstü örtülü’’ olan Rab’lik iddialarını izletmediler mi?
Büyük bir meydan okuma içerisinde bunu ‘’Great Reset!’’ büyük yeniden başlangıç olarak lanse etmediler mi?
Adeta bize; ‘’para bizde, ‘’bilim ve din adamları’’ emrimizde, yeni Karun’lar, Haman'lar ve Bel’amlar oluşturduk, devletleri biz yönetiyoruz, size sunduklarımızı tartışmayın, sorgulamayın, sınırlarınızı bilin, kayıtsız ve şartsız itaat edin’’ deyip, mutlak itaat istemediler mi?
‘’Bizim istediğimiz şekilde eğitileceksiniz, idare ettiğimiz şekilde mürebbiniz olduğumuzu kabul edeceksiniz, emir ve otoritemize boyun eğeceksiniz, geliştirdiğimiz ve hayal bile edemeyeceğiniz teknolojimizle gören biziz, her hareketinizi izliyoruz, biliyoruz, görüyoruz! Dünden bugüne sistemi yeniden revize ve denklemize ettik, yeni normalinizi ilan ettik, yetkin olan biziz’’ demediler mi?
Yeni sihirbazları medya-tv-internet, dijital medya eliyle aklımızı başımızdan alıp (her gün yayınlanan ölüm raporlarıyla) bizi korkutmadılar mı? Kapsayıp, kuşatıp, tereddüt krizlerine sokup; kadim hekimliğe ve hanif dine olan inancımıza saldırmadılar mı?
Aramıza fitne tohumları atıp, ayrıştırmadılar mı, bölmediler mi, atomize etmediler mi?
Korona döneminde Kabe'de tavafı, Ravza-i Mutahhara'da salat ve selamı, camilerde Cuma ve Vakit Namazlarını durdurmadılar mı? İnsanlığı doğu-batı, Ümmeti şii-sünni, memleketi her türlü ideolojik fikir, düşünce ve ayartıcılıkla halen yormuyorlar mı?

Açtıkları Gazze cephesiyle Amerika-İsrail eliyle sadece Filistin'i değil, Lübnan'ı, İran'ı, Katar'ı, Suriye'yi vurdular.
Malta'da Vicdan Gemimizi dronlayıp, Sumut filosunda vatandaşlarımızı gözaltına aldılar ve şimdi de ikinci kez İran'a saldırıyorlar.
Gazze'nin destansı duruşu, direnişi ve diriliş ruhu oyunlarını bozup kendilerine vakit ve para kaybettirip oyunları bozulunca kadim hizmetkarları olan siyonistleri son görev için tekrar sahaya sürdüler.
Dün Süveyş'in kapanması ve Covid 19'la başlattıklarını bugün, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve petrol/hammadde/doğalgaz üretim ve dağıtım merkezlerini (bu kez yokederek) I. ve II. Dünya Savaşlarında yaşanandan daha beter bir küresel krizin taşlarını döşüyorlar.
Bugün yaşanan krizlerin tamamı 2020'de başlattıkları Covid 19 sürecinin neticesiyken, bugün başlatılan bu yeni operasyonun yarın doğurabileceği sonuçların neler olabileceğini size bırakıyorum.
Cov-19'la başlattıkları sürecin ikinci aşaması start aldı.

Bize bir savaş izletiyorlar!
Ölümler gerçek! Yaşananlar kabul edilemez!
Bu savaşla yakıt, gıda ve enerji krizini büyütecekler, gıda tedarik zinciri kırılacak, bu fiyatlardaki benzinle tarladaki ürünün fiyatı düşünün kaç kat artacak? Anadolu'dan gelecek olan tahıl/sebze/et/meyve dünkü maliyeti ile bugünü bir düşünün ve fiyatlara nasıl etki yapacağını öngörün! Bu bir kısım ahlaksız aracıların domatesten soğana oradan et fiyatlarına memleketi bugün getirdikleri noktadan nereye götüreceklerini aklıma getirmek bile istemiyorum.
Bu kez tüm dünyada gıda kıtlığı oluşturacaklar, Ukrayna savaşıyla sadece buğdayda yaşanan krizi hatırlayın, yüksek fiyattan şikayet ediyordunuz ya bugünleri mumla arayacağız belkide, enflasyon sizce ne olur? Mazot fiyatları ne olur?
O büyük plan neydi?
Sıfır karbon!
İklim değişikliği!
Nüfusun azaltılması!

Online eğitim tekrar gündeme gelecek. Okulu ortadan kaldırıp mefkuresiz nesiller yetiştirecekler. Uzaktan çalışmayla, mülkiyetsiz toplumla, ailesiz yaşam biçimi gender ve bireyle, nakitsiz toplum ve dijital paraya geçişle vatandaşlık puanıyla tam kontrol dönemine geçmeyi planlıyorlar.
Tam bu dönemde İran-İsrail çatışması durduğunda yeni bir virüs türüyle pandemi ilan edilecek olmasın?
Adı hazır!
Virüs hazır!
Proje pilot yerler hazır!
Hedef bu kez çocuklar! İlk pandemide hastalık bulaşımında minimum seviyede olan, daha çok orta yaş ve üstünü vuran virüs bu kez çocukları hedef alacak.
Karanlık deccaliyet başarısız olan eski ekiplerini (İsrail-BAE) temizledikten sonra göreve gelen yeni ekiple kaldığı yerden daha bir kararlı, acımasız ve sonuç odaklı çalışacak.
Bu ve daha fazlası olan karanlık, kanlı ve kirli planlarını devreye sokarlarken biz ise büyük bir manevi imtihana tabi olacağız!
Mutlak RAB!
Mutlak MELİK!
Mutlak İLAH! kim sorusunu yaşayarak cevaplıyacağız!

Kim'den sakınacağız ve kime sığınacağız? Uluslararası sistemle kol kola mı gireceğiz? Onlara boyun eğecek miyiz? Yoksa Direnecek miyiz? Korona dönemi ve kapanmalarda zannettik ki Şifa veren o güç sahipleridir! Rızık veren o güç sahipleridir! İlaç ve aşılarla yaşatan o güç sahipleridir!
Tevbe edelim!
Şeytan ve avanesinin kurguladığı oyunları görelim!
Hanif Müslümanlardan olalım!
Yerleşik kabul görmüş (İslam sosuna) bulanmış herşeyle aramıza mesafe koyalım!
Şeytan ve avanesinden değil, ol deyince olduran, öl deyince öldüren, kadere, rızka ve ecele hükmeden Allah'a sığınalım.
Rab, Melik ve İlah olarak sadece Allah'ı bilelim!
Dün Nemrud ve Firavun'lar; rızık, mal/konfor ve canla tehtid ediyorlardı!
Bugün ne değişti?
Zorlu bir sınav önümüzde!
Yaratan! Yaşatan! Yöneten kim? Kalp ile tasdik, dil ile ikrar edeceksin!
İbrahim'i bekleyen mancınık, Musa'yı karşılayan deniz önümüzde!
Sınanacağız!
Hazır olacağız
İmanımızı tazeleyeceğiz!
Bunlardan korkmayacağız!
Umutsuz olmayacağız! Mutlak kudret sahibine sığınacağız! Dün yaşadıklarımızdan ders çıkartıp, bir ve beraber olacağız!
Tekrar iman edeceğiz!
Bu yeni dönem de tevhid anlayışımız sınanacak!
Öyleyse;
''Ya eyyuhellezine amenu! Aminu!'' (Ey iman edenler! İman edin) Nisa 136
''Kul e’ûżu biRABbi-nnâs. MELİKi-nnâs. İLAHi-nnâs...'' Nas 1-3
''İşte o şeytan, kalbinize türlü vesveseler vererek sizi korkutmaya çalışan cin şeytanları ve sinsice aranıza sızarak, kâfirleri olduğundan güçlü gösterip cesaretinizi kırmaya çalışan düşman casusları, gerçek müminleri asla yıldıramazlar. Onlar ancak kendi dostlarını, kendilerine değer veren ve kendileri gibi imansız olan inkârcıları ve ikiyüzlüleri korkutabilir. O hâlde, gerçek müminler iseniz onlardan değil, Benden gelecek azaptan ve benim sevgimi kaybetmekten korkun! '' Al-i İmran 175.

 

'Neyse ki yarın var. Umutların en sevdiği gün”

Hamd eder ve ismiyle başlarım ki O; Son Ahit Kur'an'ı indiren, iki kıblenin, üç mescidin ve Alemlerin Rabb'i Kuddüs olan Allah'tır cc!
Salât ve Selam; iki kıblenin ve üç mescidin İmamı, Son Fıtrat, Nebiyy'unel Mücahid'uş Şehid Muhammed Mustafa'ya...
O'nun; kanından, canından, soyundan ve yolundan gelenlere olsun...
Yüzünüzden tebessüm, dilinizden; mazlumlar ve destekçileri için dua, zalimler ve işbirlikçiler için ise; beddua hiç eksik olmasın! Amin.
Ma'asselâm...

Bülent Deniz
Habervakti.com Genel Koord.
Filistin'e girişi yasaklı Kudüs Mihmandarı/Rehberi
insta: @bulentsea
X: @bulentdenizim
www.bulentdeniz.com